İstanbul 7°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları

Yazı İçeriği

  • İktidarın İmamoğlu paranoyasının nedenlerini Selvi ifşa ediyor 

  • Ne bekliyordunuz!

  • Turistik bir karşılaştırma

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

detail banner reklam

İktidarın İmamoğlu paranoyasının nedenlerini Selvi ifşa ediyor 

Köşe Yazısı

Fatih Altaylı

Haziran 9, 2025

Yazı İçeriği

  • İktidarın İmamoğlu paranoyasının nedenlerini Selvi ifşa ediyor 

  • Ne bekliyordunuz!

  • Turistik bir karşılaştırma

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Ne bekliyordunuz!

İktidarın sözcülerinden Hürriyet yazarı “gereğini yapan Abdülkadir” Selvi, iktidarın Ekrem İmamoğlu paranoyasını iyiden iyiye açık etmiş.

Selvi, Ekrem İmamoğlu’nun iki ayrı konsey kurduğunu iddia etmiş.

Buna göre konseylerden ilki, para ve ekonomi ile ilgili.

İçinde TÜSİAD ayarında iş insanları, iş ve yönetim dünyasından uluslararası etkinliği olan isimler varmış ve paranın yönetimini bunlar ele almış.

Diğeri ise siyasi konseymiş, burada de tecrübeli, yine uluslararası tanınırlığı, bilinirliği olan eski ve yeni siyasetçiler yer alıyormuş.

Ekrem İmamoğlu bunlara danışıyor, bunlarla iş yapıyormuş.

Okuyunca güldüm. Belli ki bu iktidarın fikri ve iktidarın inancı.

Ekrem İmamoğlu’nun böyle bir yapı kurduğuna inanıyorlar.

Belli ki, iktidar kendi geçmişi ile İmamoğlu arasında bir paralellik kurmaya çalışıyor.

Çünkü AKP’nin kuruluş aşamasında AKP yönetimi de böyle yapılar kurmaya çalışmış, bu tip isimlerle bir araya geldiği toplantılar düzenlemişti.

İş dünyası ile evlerde görüşmeler yapılıyor, iş dünyası ikna edilmeye çalışılıyordu.

Hatta iş uluslararası boyuta taşınmış Soros gibi tiplerle dahi görüşülmüş, anlaşılmıştı.

Keza pek çok eski siyasetçiyle de AKP arasında bağlar kurulmuş, bu bağları sağlamlaştırabilmek için özgürlükçü ve liberal bir tavır takınılmış, Milli Görüş gömleği çıkarılıp dolaba asılmıştı.

Belli ki AKP kendi kullandığı el kitabının İmamoğlu tarafından da kullanıldığını düşünüyor.

Heraklit’ten haberleri olmadığı için İmamoğlu’nun da aynı suda yıkandığını zannediyorlar.

Açıkçası ben İmamoğlu’nun böyle konseyler oluşturduğunu hiç ama hiç zannetmiyorum.

Oluşturmak suç değil. Tam aksine bir siyasetçi için gerekli ve önemli bir şey. Keşke oluşturmuş olsaydı.

İmamoğlu’nun böyle bir konseyi olsaydı en azından kendisi içerdeyken eşinin Emine Erdoğan’dan hukuk alanında yardım isteyen bir mektup yazmasını ve Türkiye’deki düzeni zımnen kabul ettiğini göstermesini engellerlerdi.

Günlerdir medyada Gazze’ye yardım götürmek için yola çıkan bir gemiden söz ediliyordu. Adını Gazzeli bir balıkçı kadından alan bir tekne.

Gemi dedikleri şey aslında 18 metre boyunda küçük bir yelkenli, görebildiğim kadarı ile ufak tefek bir keç. (Ketch)

Yani yıllar önce Türkiye’den yola çıkarılan Mavi Marmara gibi gerçekten bir gemi değil.

18 metrelik küçük bir Bodrum guleti ebadındaki teknenin tamamı yardım olsa taşıyacağı bir şey yok, zaten içinde bulunan malzeme, taşıdığı 12 kişinin iaşesini ya karşılar ya karşılamaz.

Yani gemi dediğin küçük bir yelkenli yat, yardım dediğin sembolik.

Gemide biri Türk, biri Türk asıllı Alman iki yurttaşımızın yanı sıra farklı ülkelerden ve farklı inançlardan insanlar da vardı.

Başlarında da iklim aktivisti olarak hayatımıza giren Norveçli Greta Thunberg.

Benzer bir amaçla yola çıkan bir başka tekneye İsrail Malta açıklarında saldırı düzenlemiş ve tekneyi geri çevirmişti.

Madleen adlı tekneye de bir operasyon yapması kaçınılmazdı, bekleniyordu.

Dün gece yaptılar.

Şaşırdık mı!

Elbette hayır.

İsrail fütursuz.

Uluslararası hukuk umurlarında değil.

İnsan hakları diye bir şeyden söz etmiyorlar bile.

Madleen’e de önce İHA’lardan asitli bir sıvı püskürtmüşler, sonra da tekneyi basıp 12 kişiyi alıp götürmüşler.

Mavi Marmara olayında da 6 gemilik bir filo söz konusuydu, İsrail o zaman da bu filoyu durdurmuş, Mavi Marmara’da 10 yolcuyu öldürmüştü.

Daha sonra da ölen bu 10 yolcu için Türk hükümetine 20 milyon dolar tazminat ödemiş ve Türkiye ile barışmıştı.

Bu kez ölü yok.

Yakalanan aktivistler ülkelerine geri yollanacakmış.

İsrail çoğu Avrupa ülkesi olan bu ülkelerle para karşılığı barışamayacağını düşündüğü için kimseyi öldürmemiş olsa gerek.

Yoksa insafa geldiklerinden değildir.

Zaten aksi takdirde Thunberg o teknede olmazdı.

Turistik bir karşılaştırma

Türkiye geçen yıl yaklaşık 61 milyon turist ağırladı ve 60 milyar dolar turizm geliri elde etti.

Bu, Türkiye’nin rekor turizm geliri oldu.

Sayısal artışın yanı sıra turist başına turizm gelirinde de yükseldik. 700 dolarlardan 900 dolarlara çıkarmayı başardık.

Sevindik.

Biliyorsunuz, geçen hafta İspanya’da idim.

Gitmişken, İspanya’nın da turizm rakamlarına bakayım dedim.

İspanya’nın da turizmde sundukları Türkiye’ye benziyor.

Deniz, güneş, tarih, yemek.

Ancak İspanyolların sayıları bizimden oldukça iyi.

48 milyon nüfuslu ülkeye gelen turist sayısı 138 milyon.

Nüfusları bizim yarımız kadar, ağırladıkları turist sayısı bizim 2 katımızdan fazla.

Gelire bakınca fark daha da açılıyor.

İspanya’nın yıllık turizm geliri geçen yıl 249 milyar dolara yakın. Bu yıl ise 260,5 milyar dolar olacak.

Yani turist başına elde ettikleri gelir 1900 dolar ile bizimkinin 2 katından fazla.

Başka bir hesapla her İspanyol’un cebine turizm geliri olarak 5 bin 400 dolar giriyor.

Bizde ise her vatandaşımızın cebine giren turizm geliri 650 dolar civarı.

Sakın bu yazdıklarımı bir eleştiri olarak görmeyin.

Turizm Bakanlığı’nı bu açıdan oldukça başarılı buluyorum.

Türkiye’nin imajına oranla, ekonomik krizlere ve siyasi görünüme rağmen Türkiye’yi turizm alanında büyütebiliyor olmaları gerçekten kayda değer bir başarı.

Ama başkalarının ne yaptığını da bilmeden ilerlemek mümkün değil.

Evet kendi çapımızda iyiyiz ama sonuçta keser sapı da değiliz!

NE ZAMAN İNSAN OLURUZ? 

Rakipsizliğin çapsızlığın nedeni olduğunu unutmadığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Kötü bir başlangıç
Köşe Yazıları
Kötü bir başlangıç

Fatih Altaylı

Mart 10, 2026

Başlıyor
Köşe Yazıları
Başlıyor

Fatih Altaylı

Mart 9, 2026

İspanya’nın mesnetli özgüveni
Köşe Yazıları
İspanya’nın mesnetli özgüveni

Fatih Altaylı

Mart 8, 2026

  • Videolar

Tümü
"Keşke aile olmanın provası yapılsa" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Hasibe Eren & Devin Özgür Çınar & Bedia Ceylan Güzelce"Keşke aile olmanın provası yapılsa"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:35 "Bir Aile Provası" nasıl çıktı? 06:16 Çiğdem nasıl bir karakter? 10:12 Figen nasıl bir karakter? 12:54 "Bir Aile Provası"nı izleyen aileler kendilerinden ne bulurlar? 18:48 Figen ve Çiğdem karakterleri dışarıda birbirlerini sever miydi? 20:27 Kapanış
Şubat 27, 2026
"Bağ kurmak için çatışmak lazım" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Tülin Özen & Nilperi Şahinkaya & Bedia Ceylan Güzelce"Bağ kurmak için çatışmak lazım"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:45 Ballı süt severler mi? 01:10 "Ballı Süt" oyunu ortaya nasıl çıktı? 03:00 Oyun karakterleri 04:21 Oyuna hazırlanırken kendi hayatlarından etkilendiler mi? 09:41 Tülin Özen, günümüz gençleri hakkında ne düşünüyor? 14:02 "Ballı Süt" oyunundaki kardeşlik anlatımı 17:40 Oyun provaları nasıl geçti? 18:54 Yolları nasıl kesişti? 21:17 İzleyici oyunda kendileri için ne bulacaklar? 24:51 Bahçe Galata hakkında 26:42 Nilperi Şahinkaya'nın köpeği "Pablo Garcia Perez Fernandez de la Rosa" 27:31 Tiyatro dışında hayatları nasıl gidiyor? 27:58 Tek kelimelik soru - cevaplar 32:45 Kapanış
Şubat 20, 2026
"İnsanın kendini izlemesi kolay değil" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Ayça Bingöl"İnsanın kendini izlemesi kolay değil"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:43 Setlerdeki çalışma koşulları ve kendisinin yaptığı işlere ara vermesi 02:48 Üniversitede kimya bölümünden oyunculuğa geçişi 05:31 Çocuklarında sanata dair ilgi ve istek görüyor mu? 09:00 Tiyatroda seyirci bazında nasıl değişimler var? 10:51 Pandemi sonrası tiyatrodaki değişimler? 12:54 Beyaz Tavşan Kırmızı Tavşan oyunu 15:40 Oyunlardan önce yaptığı bir şey var mı? 16:54 Cici filmi 18:09 Kendi oynadığı dizileri izleyebiliyor mu? 18:44 Oynayacağı dizi veya filmleri seçerken nelere bakıyor? 20:32 "Öyle Bir Geçer Zaman ki" dizisi hayatında neleri değiştirdi? 21:47 Sanat ile ilgilenen insanlara tavsiyeleri neler? 26:16 Teknoloji ile ilişkisi nasıl? 28:02 Tek kelimelik soru-cevap
Şubat 13, 2026